19. ve 20. Asırlardaki Uygur Kültür Tarihinde Kaşgarlı Mahmud
Gayretcan OSMAN*

Büyük düşünür ve şair Yusup Has Hacip şöyle diyor: “Âlimlerin ilmi, halkın yolunu aydınlatır, onları pek çok sev ve onlardan hürmetle bahset. Senin için lâzım olan onların ilmidir; onlar insanlara yol göstererek doğruluğa sevk eder. Onların ilmi, halk için bir meş’ale oldu; geceleyin meş’ale yanarsa, insanlar yolu şaşırmazlar.”[1]

Büyük adamlara saygı göstermek, bilginleri anmak ve eserlerini korumak, istinsah etmek, hikmetli sözlerini okumak ve üzerinde fikir yürütmek, adına türbe ve anıtkabir yapıp her zaman ziyaret etmek, bu suretle yeni nesiller yetiştirmek Uygur Türklerinin geleneksel bir yaşam tarzıdır.

Kaşgarlı Mahmut, XI. yüzyılda yaşayan büyük Türk dilcisidir. O, Divanü Lügati't- Türk adlı eseriyle tanınmıştır. Uygurların, Kaşgarlı Mahmut’un doğum yeri olan Kaşgar’a bağlı Opal kasabasının Azik köyünde yer alan çok hoş manzaralı “Noruz Bulak” yanındaki tepelik bir alanda türbesini yaparak 1000 senedir onu ziyaret etmekte olmaları, yukarıda bahsettiğimiz fikrin açık bir delilidir.[2]
Uygurların yakın tarihinde yaşayan birçok bilim ve irfan sever insanları, çeşitli yollar ile Kaşgarlı Mahmut’u anmış ve ona saygı göstermiştir. Bunlar, Kaşgarlı ile iftihar etmiş, eseri hakkında mesaj vermiş ve bu büyük bilim adamının adının son nesillere ulaşması için büyük çaba harcamıştır.

Aşağıda XIX. ve XX. asırlarda yaşayan Uygur aydınlarının ve yabancı müelliflerin Kaşgarlı Mahmud hakkında verdiği bilgileri göstereceğiz:

  1. Kaşgarlı Mahmud’un türbesi hakkında özel bir tezkere yazılmıştır. Aynı tezkerenin esas muhtevası, kimileri tarafından ezberlenmiştir. Bildiğimiz ilk tezkerelerden birini Kaşgarlı tarihçi Abdul-Alı, “Tezkere-i Hazreti Mollam” adı altında 1791’de yazmıştır.[3] Bu gibi tezkereler günümüze kadar halk arasında saklanmıştır.
     
  2. Kaşgarlı Mahmut’un türbesi, “Hazreti Mollam” adıyla maruf olmuştur. Burası bilginlerin, ilim peşinden koşanların sık sık toplanıp ziyaret ettikleri, ateş gecesi ve bilimsel konuşmalar düzenledikleri bir yer haline gelmiştir. Böyle bir durumun ne zamandan itibaren yaygın bir hale geldiği hakkında elimizde yazılı malzemeler bulunmamasına rağmen, aynı vaziyetin XX. yüzyılın 50’li yıllarına kadar devam ettiğini gören kimseler ve müşahitler vardır.
     
  3. Muhammed Sadik Kaşgarî (1725-1849), Mesnevi Şirip adlı kitabın cildi üstüne hicri 1252’de (1836-1837) bir “Hediyename” yazmış ve aynı kitabı Kaşgar Opal’de bulunan “Hazreti Mollam” türbesine vakfetmiştir. Üzerinde şöyle yazılmıştır: “Hicri 1252’de yani Sığır yılı 14. Recep günü, şeriatı temel yapmış olan Kaşgar Mahkemesinin kadısı olan ben Molla Sadik Alam Ala Ahunoğlu şu hususta bir hüccet verip mühürledim ki, ben bu sene 114 yaşındayım. Bedenim henüz sağlamken; ilme karşı hislerim, sevgilerim ve erdemli davranışlarım ile aydınlığın kaynağını oluşturan, muhtevası sadece ilim zihniyeti ile hazırlanmış, altı defterden müteşekkil olup sayfaları itinalı ve güzel bir biçimde yazılan, paha biçilmez ve altın para ile satın alınmış varlığım sayılan Mesnevi Şirip adlı bu kitabımı Kaşgar’ın Opal bölgesinde dağ yamaçlarında bulunan “Arık Bulak” yanına gömülmüş Hazret Mevlam, dinin güneşi, Hüseyinoğlu, kalem sahibi Kaşgarlı Mahmut’un türbesine mutlak vakıf ve ebedî olarak armağan ettim”.[4] O sırada, Kaşgar’ın ünlü ve büyük şahsiyetlerinden müderris, din adamı Nazar Ahunum, Başkatib Molla Abdulrahim Nizari, Noruzahun Katib, Turduşahun Katib, Turdi Şeyh Ahunum, Molla Gocilak ve Zeydin Kurulbegi gibi adamlar da müşahit olarak aynı hüccet üstüne mühürlerini basmıştır.[5] Bu kitap, Kaşgar büyüklerinden Kutluk Şavki huzurunda uzun süre saklandıktan sonra oğlu Amir Hüseyin Kadı Ahunum’un eline geçmiştir ve 1983’de halk hükümetine teslim edilmiştir. Bu tarihten sonra Urumçi’de Şincan Sosyal Bilimler Akademisi El Yazmalar Bölümü’nde saklanmaktadır. Kısaca, cildi üzerine hediyename yazılan bu kitabı, Uygur aydınları elden ele geçirip okumuştur.
     
  4. Abdulrahim Nizari, Turduş Ahun Garibi ve Ahmet Ziyaî gibi şairler, “Hazreti Mollam”ı ziyaret ederken ona atfedilen şiirler yazmıştır.
    Abdulrahim Nizari (1767?-1850?) Kaşgar medreselerinde müderris olmuştur. Şair bir defa “Hazreti Mollam” türbesine ziyarete giderken şöyle bir şiir yazmıştır:

    Yene hazreti şeyh hebibi Ecem,
    Ki kayrağıda kılmış vücudu edem.
    Opalda yatmış Hazreti mevla,
    Ki molla demiş her bir zeipu kevi.
    Yene hem azizi imamlar diban,
    Diyarı Opal’de olmuştur ayan,
    Yene yeri paki azizan durur,
    Bunlar menzili kum şehidan durur.
    Ki Seyd Calalleddin Ali Necad,
    Bunlar yeri paki aslı Bağdad.
    [6]

    Turduş Ahun Garibi (1802-1862?) Kaşgar’da yaşayan ünlü şairlerdendir. Kitab--ı Garib gibi birkaç dev eseri vardır. Şair, Muhammed Sadik Kaşgari’nin Kaşgarlı Mahmut türbesine kitap vakfetmesine şâhit olanlardandır. O, sık sık “Hazreti Mollam” türbesini ziyaret etmek için gitmiştir ve türbenin kapısına şu mısraları yazmıştır:

    Ümüd birle gelmişim dergahına padişahim dat,
    Bu bekru-zari birle arz kıldım, kılmağıl berbat.

    Şair, bu şiirin altına “1252, Molla Turduş asi Kaşgari” diye imza atmıştır.[7]
    1839-1840 tarihinde yazılan bu mesneviyi, 1940’lı yıllarında “Rabiya ve Saiddin” operasını yazmak isteğinde bulunan şair Ahmet Ziyaî, eseri için malzeme toplamak amacıyla “Hazreti Mollam”ı ziyaret ederken görmüştür.. Şair, 1980’li yıllarında aynı operayı temel alarak yazdığı Rabiya ve Saiddin adlı destanında bu ziyareti şöyle bir şiirle anmıştır:

    Büyük bilgin Mahmut Kaşgari’yi,
    Bu yüce insanın gömüldüğü yeri.
    Her zaman seçtiği bir seyirgahı,
    Zannetmiş o yeri ilmin bargahı.
    Bu destanın yazıldığı o esnada ben,
    Bir görmek için düştüm oraya,
    Ziyaret amacıyla gittim Opal’e.
    Gözüm daldı orada kapı tahtası üstüne,
    Her tarafına pek çok mektup yazılmış,
    Bazıları sağlam, bazıları bozulmuş.
    Kapı tahtası üstünde şu yazıyı da gördüm.
    Şöyle ki bu Garibi’nin eliyle yazılmış.
    Silinmemiş o şiir sağlam kalmış,
    Garibi’nin yazmasının aslı kaalmış.
    [8]

    Bundan başka Şemseddin Damollam ile Kutluk Şavki de şiirlerinde Kaşgarlı Mahmut’tan bahsetmiştir.

    Şemseddin Damollam (1874-1933) Kaşgar’ın ünlü müderrislerindendir. Din adamı ve şairdir. O, aşağı yukarı 20. yüz yılın başlarında Satuk Bugrahan türbesini ziyaret ederken onun yanında bulunan Çahar Bağ’da gömülen şair Mahmud Hakim Bey’in (1818-1902) mezarını da ziyaret etmiş ve kabrinin üstüne şöyle bir parça şiir yazmıştır:

    Sani Mahmut Kaşgari’nın yurdu Atuş meşhedi,
    Babası Mirahmadı Sultan Satuk şeyhiydi.
    İyi izler bırakti öldü acep ol rahmeti,
    Dine ve kavme hizmetinden dilerim ona cenneti.
    [9]

    Demek ki, Kaşgarlı Mahmut hakkında iyice bir bilgi edinmiş olan Şamseddin Damollam, devrinin tanınmış bilgini ve şairi sayılan Mahmud Hakim Bey’e büyük bir saygı göstermiş ve “İkinci Kaşgarlı Mahmut” olarak değerlendirmiştir.

    Kutluk Şavki (1876-1937) Kaşgar’da yetişmiş bilim sever bir zattır. O, tahsilini; Kaşgar medreselerinde, Kahire’de, İstanbul’da ve Moskova’da yapmıştır. Kaşgarlı Mahmut’u iyi öğrenen ve şuurlu bilginlerden olan Kutluk Şavki, XX. yüzyılın başlarında yazdığı “Kaşgar” adlı bir şiirinde şunları yazmıştır:

    Küçümseme Kaşgar’ı , bu yerde merdanlar gömülmüş,
    Hazreti Sultan Satuk Bugra Hanlar gömülmüş.
    Halk için can verip, düşman ile savaşmış,
    Ol şehid ü kahraman Alp Arslanlar gömülmüş.
    Işık saçıp “Kutadgu Bilig” halkı etmiş bahtiyar,
    Has Yusup Hacip gibi ilim erbabı gömülmüş.
    Yadıgar etmek için cihana yazdı “Divanü Lugat”,
    Mahmudu’l Kaşgari gibi şerefler şanlar gömülmüş.
    Celbetmiş Şavki’yi halk için ışıklar saçıp
    Bu şehirde nice merdan-ı el gömülmüş.
    [10]
     
  5. Min-guo döneminde (1912-1949) Şincang’da bazı kütüphaneler kurulmuştur. Kitap rafında dizilmiş çeşitli kitaplar arasında Divanü Lugati’t-Türk de vardı. Aynı kitabın okuyucular arasında büyük bir ilgi çektiği bilinmektedirler.

    Abdulkadır Damollam (1862-1924) Kitaplığı, Uygurlarda demokratik hareketlerin öncülerinden Abdulkadır Damollam tarafından kurulmuştur. O, Rusya’daki tahsilini tamamlayıp Kaşgar’a döndükten sonra evinin yanında söz konusu kitaplığı kurmuştur. 1920-1924 tarihinde açılmış bu kitaplıkta Divan’ın Kilisli Rifat tercümesi mevcuttur.[11] Bu tercüme, 1915-1917 tarihinde Türkiye’de yayınlanmıştır.

    Yusup Has Hacip Kitaplığı, 1945-1949 tarihinde Urumçi’de tesis edilmiştir. Bu kitaplıkta, Divan’ın Besim Atalay tarafından Türkiye Türkçesine çevrilmiş ve 1939-1941 tarihinde yayınlanan nüshasının yanı sıra Kutadgu Bilig de vardır.[12]
     
  6. Min- Guo iktidarının ilk yıllarından itibaren Uygur aydınları ve bilginleri, Divan’ı Uygur Türkçesine çevirip milletin tüm fertlerine sunmuşlardır. Bu hayırlı çalışmayı, ilk olarak Uygur demokratik hareketlerinin öncülerinden Kutluk Şavki ele almıştır. O, Türkiye’de tahsilini yaptığı sıralarda Divan’ın Kilisli Rifat tarafından yayınlanan tercümesinden bir adet satın almış ve 1917’den sonra ülkesine dönünce tercüme edilmesini gündeme getirmiştir.[13] 1930’lu yıllarda Şavki’nin, vatansever, ateşli şair Mamat Ali Efendi (Tevfik) ile beraber Divan’ın tercümesine resmen giriştiğini biliyoruz. Fakat, 1937’de bu iki bilim adamının Shing-Shi-Sai tarafından acıklı bir şekilde öldürülmesi nedeniyle tercüme işi öylece kalmıştır.[14] Ondan sonra bu hayırlı hareketin takipçisi, ünlü din adamı ve Arap dili uzmanı İsmail Damollam olmuştur.

    İsmail Damollam, tahsilini doğum yeri Kaşgar medreselerinde yapmış nüfuzlu bir din adamıdır. Sonra Çöçek iline yerleşen İsmail Damollam, 1946’da Üç İl Devrimi’nin önderlerinden Ahmatcan Kasımı’nın teşviki ile Divan’ın 1. cildini Uygur Türkçesine tercüme etmiştir.[15] Damollam, yeni bir tercüme üslubunu uygulayarak, kelimelerin Arapça izahları, notları ve eski lehçelerin gramer kurallarını mümkün olduğu kadar detaylı ve kolay anlaşılır bir biçimde aydınlatmaya çalışmıştır. Oldukça samimi bir tutum ve sorumluluk duygusu ile yapılan bu tercümeden sonra bazı sebeplerden dolayı bu çeviri aynı kalitede devam ettirilememiştir. r.[16]

    1950’li yıllarda ünlü şair ve edebiyatçı Ahmet Ziyaî, Divan’ın çalışmalarını omuzlarına aldı. O sıralarda Kaşgar’a, ‘İl başkanı’ olarak tayin edilen Saydulla Sayfullayuf’un her bakımdan kendisini desteklemesi ve Kaşgar iline bağlı emniyet bürosunun başkanı Abdulrahim Emin (Fetek)’in düzenlemesi altında Ahmet Ziyaî, 1951-1952 tarihinde Divan’ı Türkiye Türkçesi’nden Uygurca’ya tercüme etmiştir.[17] Aynı tercümenin orijinalini büyük kardeşi, Kaşgar Sakiya medresesinin müderrisi, din adamı ve şair Muhammedhan Maksum, sekiz basma tabaklı bir deftere Arap dilinin hat sanatına uygun bir biçimde istinsah etmiştir. İstinsah şekli, defterin sağ tarafına eserin Arapça nüshası ve sol tarafına Uygurca tercümesi verilmek suretiyle yapılmıştır. Kaşgar’ın müderrislerinden Arap dili uzmanı Muhammet Eminhacı, tercüme orijinalini bilimsel bakımdan gözden geçirmiş ve 3. cildinin son sayfasına şöyle yazmıştır “Tercüman Ahmed Ziyaî Bey bu dev eseri çok güzel bir şekilde tercüme etmiş. Biz onun tamamen doğruluğunu tasdik etmek üzere mühürlerimizi bastık.”[18]

    Sayfullayuf’un Kaşgar’daki görevi 1953’de sona ermiştir. O, aynı yıl Urumçi’ye dönerken Divan’ın tercüme orijinalini beraberinde getirmiş ve kısa bir zaman sonra Eyalet Kültür bakanlığına bağlı kültür yadigarlıkları servisinin sorumlusu Yusuf Muhlisov Bey’e teslim etmiştir. Sayfullayuf’un bildirdiğine göre, o sıralarda, önce Saven ve Çöçek’te, 1950’den sonra Urumçi’de çalışan bir adam (adımı hatırlayamamış) Divan’ın matbu nüshasını ve bir orijinal tercümesini Sayfullayuf’un eline vermiş ve şöyle demiştir: “Ben, muhtemelen bunu gün ışığına çıkaramayacağım. Duyduğuma göre, Kaşgar’da çalıştığınız sıralarda bu eseri Ahmed Ziyai’nin eliyle tercüme ettirmişsiniz. Araştırmalar için lüzumlu olursa bundan da istifade edilsin”.[19] Bu tercüme aynı adam tarafından mı yapıldı yoksa başka birisi tarafından mı, bilmiyoruz.. Sayfullayuf, aldığı bu nüshaları da Yusup Muhlisov Bey’e teslim etmiştir.

    1960’lı yıllarda Uygur Sayrani de Divan’ın bir tercümesini yaptı. 1960-1963 tarihlerinde yapılan bu tercüme, Salih Mutellifov’un hazırladığı Özbekçe nüshadan yapılmıştır. Burhan Şaidi, bu haberi duyunca çok sevinmiştir.. Besim Atalay tarafından üç cilt olarak yayınlanan aynı kitabı ve 1945 yılında Mehmet Emin ve Isa Yusuf Beyler tarafından kendine armağan edilen Türkçe nüshayı Pekin’den ona göndermiştir. Uygur Sayrani, yine Divan’ın Arapça nüshasını bulmuş ve iki nüshayı din bilimcisi Muhammed Salih Damollam ile beraber titiz bir şekilde mukayese ederek, tercümenin bilimsel değerini daha da yükseltmiştir. O, bu yeni tercümenin orijinalini Şincang Sosyal Bilimler Akademisi Tarih Araştırmaları Enstitüsü sorumlularına teslim etmiş ve yayınlanması hususunda öneride bulunmuştur. 1966’da “Kültür Devrimi” başlamış ve böylece de bu tercüme , kara (zararlı) kitaplar listesine alınarak yasaklanmış , kısa bir zaman sonra ortadan kaldırılmıştır.[20]

    İbrahim Muthi Bey, Pekin’de Milletler Yayın Evi’nin kuruluş hizmetine iştirak etmiş ve bir takım kitapların yayınlanması için çaba harcamıştır. O, 1956’da yayın evi sorumlularına bir dilekçe vermiş ve Divan’ı yayınlamak hakkında öneride bulunmuştur. Bu öneri yayınevi aracılığıyla Başbakan Zhou-En-lai’ye bildirilmiştir. Başbakan, bu öneriyi gördükten sonra hemen “Eğer Uygurlarda böyle bir klasik eser var ise, tabii ki yayınlamak lüzumludur.” diye bir direktif vermiştir.[21] Böylece İbrahim Muthi, Şincang’daki ilgililere mektup göndermiş ve Divan’ın tercüme nüshasının hemen Pekin’e iletilmesini istemiştir. Ama, bu istek gerçekleşinceye kadar aniden “eski kitapları tahkik etme hareketi” başlamış, neticede Divan’ın yayını da kendiliğinden durmuştur.[22]
     
  7. Min-guo döneminden 1980’li yıllara kadar Uygurların aydınları ve ilim adamları, Kaşgarlı Mahmut ve Divan hakkında bir çok araştırma ve inceleme yapmışlardır Bu konudaki araştırmaları ilk olarak Abdulkadir Damollam (1919-1924 tarihlerinde), Kutluk Şavki (1917-1930 yılları arasında), Mamat Ali Efendi (1930’lu yıllarda) yapmıştır.[23] Ondan sonraki aydın kimseler de bunları takıp etmiştir.

    Aşağı yukarı 80 sene kadar devam eden bu araştırmaların şöyle bir seyri olmuştur. 20. yüzyılın ilk yarısında araştırmalar kesik kesik devam etmiştir. Sadece aydınlar ve bazı okumuş kimseler, Kaşgarlı ve Divan hakkında belirli bir bilgi edinmiştir. 1950’li ve 1960’lı yıllarda Muhammedcan Sadik, Abduşükür Mehmet Emin, Ablimit Rozi, Geng-Shi-Men gibi araştırmacılar, bilimsel yönü ağırlık taşıyan makaleler yazmışlardır. Bunların bazıları neşredilmiştir. 1970’li yılların sonunda Chang-Guang-Da, Abduşükür Turdi, Hao-Guan-Zhong ve Ma-An gibi araştırmacıların yazdığı makaleler, Uygurca ve Çince yayınlanan dergilerde neşredilmiştir. 1980’den sonra bu konudaki makaleler, sürekli olarak artmış ve günümüze kadar Uygurca ve Çince olarak neşredilen yazıların sayısı, 500’den fazla olmuştur.
     
  8. Kaşgarlı’nın adına atfedilen okullar açılmıştır. 1932’de Çöçek’te “Mahmudiye Uygur Kızlar Okulu” adında yeni bir okul kurulmuştur. Aslında “Kaşgarlı Mahmud” adını takmak isteyen kurucular, Eyalet Hükümeti’nin Çinli Umumî Valisi Chin-Shu-Ren’in öğretim alanında uyguladığı terör politakasının baskılarına maruz kalmamak için, okul adını, Kaşgarlı sözünü çıkartarak bu şekilde vermişlerdir. 10 Mart 1946’da il hükümetinin onayı ile “Kaşgarlı Mahmud Kızlar Okulu” adının kullanılması kararlaştırılmıştır. Böylece, bu okul, büyük bilginin adı verilen ilk okul olmuştur. 2 Ekim 1946’da Ahmetcan Kasımi, bu okulu gözden geçirerek öğretmen ve öğrenim konusunda önemli bir demeç vermiştir.[24]
     
  9. Şincang’da Kaşgarlı Mahmut’un heykelini dikme teşebbüsü olmuştur. Ressam Gazi Ahmet, 1957’de neşredilen “Güzel Sanatımızın Rolünü İcra Edelim” adlı yazısında, bu husustan bahsetmiş ve şöyle yazmıştır: “Urumçi’nin başlıca caddelerinde ve cemaat yerlerinde Kaşgarlı Mahmut ve Balasagunlu Yusuf’un heykelleri dikilirse bunun, son nesillere vatanseverlik, bilim ve ahlak eğitiminin verilmesinde önemli bir rolü olacaktır.” Bu temenni gerçekleşmiş ve 1990’lı yıllarda bilginin doğum yeri olan Opal’de görkemli bir heykeli dikilmiştir. 1980’den sonra yeniden tamir edilen türbesinin müze kısmına aynı ressam tarafından büyük boyda yapılmış Kaşgarlı Mahmut’u çalışırken gösteren temsili bir resim konmuştur.
     
  10. 1950’li yıllardan başlayarak orta okul ve üniversitelerde Kaşgarlı Mahmut ve Divan hakkında konferanslar verilmiştir. Çin Halk Cumhuriyeti kurulduktan sonra Şincang’daki Uygur okullarında yeni ders kitapları kullanılmıştır. 1951’de hazırlanan Vatan Edebiyatı adlı orta okul kitabında Kaşgarlı Mahmut’un biyografisi verilmiştir. 1957’de Şincang Enstitüsü’nde, Uygur Klasik Edebiyatı içinde Kaşgarlı Mahmut ve Divan hakkında konferanslar verilmiştir. (Bu bilgiyi Yusup Muhlisov Bey’den öğreniyoruz. Ona göre benzeri konferanslar 1962-63 yıllarında da verilmiştir.) Bu konferansları, öğretmenlerden Muhammedcan Sadik vermiştir.

    1978- 1979 tarihlerinde ilk olarak Şincang Üniversitesi’nde ve ondan sonra Kaşgar Pedagoji okulunda, İli Pedagoji okulunda ve Kuzey Batı Milletler Enstitüsünde Uygur Klasik edebiyatı ders kitabı programa alınmıştır.. Bu programın bir bölümü Kaşgarlı Mahmut ve çalışmaları için ayrılmıştır. Şincang Üniversitesindeki aynı dersi Prof. Şarafeddin Ömer vermiştir.
     
  11. “Uygur Edebiyatı Tarihi” adı ile yazılacak kitaplarda Kaşgarlı Mahmud için özel yer ayrılmıştır. 1956-1957 tarihinde Şincang Uygur Özerk Bölgesi Yazarlar Birliği “Uygur Edebiyatı Tarihi” hakkında bir proje hazırlamıştır.. Bunun için Urumçi’ye çağrılan Ahmet Ziyaî, Divan’ı yeniden gözden geçirmiştir. İlgili makamların kararı üzerine Ablimıt Rozi, adı geçen kitapta yer almak üzere, “Kaşgarlı Mahmut ve Divanü Lügati’t-Türk Adlı Eseri” adında önemli bir makale yazmıştır. 1957’de gene aynı kitabın malzeme kaynakları olarak hazırlanmış Uygur klasikleri el yazma kataloglarında Divan hakkında bilgi verilmiştir. Maalesef, 1958’de başlayan muhafazakarlar aleyhindeki mücadeleden dolayı bu proje gerçekleşememiştir. Ablimit Rozi’nin yazdığı makale de ancak 1981’de neşredilebildi. 1978’den sonra eyalet çapında özel makamların direktifleriyle, kurumlar, üniversiteler, araştırma bölümleri ve araştırıcılar tarafından değişik düzeylerde hazırlanan “Uygur Edebiyatı Tarihi” adlı kitaplarda Kaşgarlı ve Divan hakkında özel bir bölüm açılmıştır. Bu kitaplar 1980’den sonra Üniversitelerde ders kitapları olarak okutulmaktadır..
     
  12. Divan yayını gündeme getirilmiş ve başarıyla sonuçlanmıştır.. Eyalet Hükümetinin düzenlemesi altında Eyalet Milletler Araştırma Enstitüsü, 1977’de Divan’ın Uygurcaya ve Çinceye tercüme edilmesini gündeme getirmiştir. Bu çalışma, 1978’de devlet sosyal bilimler araştırma projelerinden biri olarak kabul edilmiştir. Aynı yıl Eylül ayında, Şincang Sosyal Bilimler Akademisi’nde Abdusalam Abbasov’un müdürlüğü ve Çin-Hua’nın müdür yardımcılığında bir “Hazırlık Komitesi” kurulmuştur. Neticede, Dil Araştırmaları Enstitüsünün araştırıcıları başta olmak üzere, diğer kurumlarda çalışan uzmanların iş birliğiyle Divan, Uygurca’ya ve Çince’ye başarılı olarak tercüme edilmiştir. Uygurca nüshası üç cilttir. Tercümenin baş muharrirliğini İbrahim Muthi, baş muharrir yardımcılığını Mirsultan Osman ile İmin Tursun, deruhte etmişlerdir. Bu tercüme, 1981, 1983 ve 1984’te Şincang Halk Yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Çincesi, 2000’de, Pekin’de, Milletler Yayınevi tarafından yayınlanmıştır. Divan’ın yayını, Çin’de, Divan araştırmalarının resmî bir şekilde başlandığını göstermiştir. Bu tarihten sonra aynı konuda araştırmalar gittikçe çoğalmıştır ve ayrı ayrı alanlarda bilimsel bir hüviyet ile sürdürülmüş, büyük başarılar elde edilmiştir. Hatta, bu çalışmalar, birçok bakımdan yabancı illerdeki araştırmaların önüne geçmiştir. Elbette , seleflerin bu konuda harcadığı çabalar, itici bir rol oynamıştır.
     
  13. Şincang’da ve Çin’in diğer bölgelerinde yayınlanan. Sözlük, Ansiklopedi, Rehber ve diğer bilimsel kitaplarda Kaşgarlı ayrıca tanıtılmış ve Divan için ayrı bir yer ayrılmıştır.. Örneğin, Uygur bilim adamlarının yazdığı Uygur Tarihi ve Kültürü ile ilgili çeşitli kitapların dışında Çinlilerin hazırladığı Si-hai (1980. Shang-hai), Çin Azınlıkları (1981. Pekin), Büyük Çin Ansiklopedisi (“Millet”, Felsefe”, “Çin Edebiyatı”, “Dil ve Yazı” maddeleri, 1986, Pekin-Shang-Hai), Millet Lügati (1987. Shang-Hai), Çin Milletleri Tarihindeki Şahıslar Ansiklopedisi (1990. Pekin), Eski Uygur Şiirlerinden Derleme (1982. Urumçi), Göktürk Tarihi (1992. Pekin), Çin’in Kuzeyinde Yaşayan Eski Milletlerin Tarihi (1993, Harbin), Eski Uygur Tarihi (1995. Kökhot), Batı Eller Medeniyet Tarihi (1996. Pekin) bunlar arasındadır.
     
  14. Kaşgarlı Mahmut’un türbesi sürekli olarak ziyaret edilmektedir. Türbe muhafaza edilmekle beraber tamiri de yapılmıştır. Anlaşıldığı gibi, Kaşgarlı, hayatının son zamanlarında yurduna dönmüş ve “Medrese-i Mahmudiye” adlı bir medrese yaptırmış, burada bir süre müderrislik yapmıştır. Öldükten sonra da aynı bilim ocağının yanına gömülmüştür. Türbesi, Opal kasabasının Azik köyünde bulunan “Hazreti Mollam” adındaki dağın yamaçlarında “Arik Bulak”tadır.. Kaşgarlı Mahmut Türbesi’ne tarihte “Hazreti Mollam Türbesi” adı da verilmiştir. 1000 senelik bir tarihe sahip olan bu türbe, bildiğimize göre, Hicri 1245 (1829-1830) ve 1315’te (1897-1898) iki defa tamir edilmiştir. 1 Aralık 1983’te Şincang Uygur Özerk Bölgesi Halk Hükümeti özel bir duyuru yayınlamış ve Kaşgarlı Mahmut Türbesi’nin Eyalet Hükümeti tarafından ayrıca muhafaza edileceğini ve bunun için de “ kültürel bölgeler” listesine alındığını bildirmiştir. Burada şunu belirtmek icap etmek gerekir: Çin Devlet Konseyi 6. kez karar alarak devlet tarafından buranın muhafaza edilip özel kültürel alanlar listesine alındığını onaylamıştır.

    Eyalet Hükümetinin bahsi geçen kararı üzerine 1984-1985 tarihinde Kaşgarlı Mahmut Türbesi büyük bir ölçüde tamir edilmiştir. Eyalet Hükümeti, türbenin tamiri için 400 bin yuan bütçe vermiştir. Kaşgarlı Mahmud türbesine bağlı muhafaza altına alınmış bölgenin yüz ölçümü 73 bin metre karedir. Aynı zamanda burası Çin sınırları içindeki önemli bir seyahat bölgesidir.Bu bölge, her sene Çin uyruklarından ve yabancı devletlerden binlerce ziyaretçiyi çekmektedir.
     
  15. Hazreti Mollam, yani Kaşgarlı Mahmut hakkında yazılmış tezkereler elden ele geçmiş ve sevgi ile okunmuştur. Bununla sınırlanıp kalmadan, uzun tarihten beri halk arasında söylenegelen Kaşgarlı Mahmut hakkındaki pek çok rivayet de kaleme alınmıştır. Geçmişte Uygur kültürüyle ilgilenen ve onu seven bir çok edip Hazreti Mollam’a atfen tezkere yazmıştır. Bu tür tezkerelerin ekseriyeti “Kültür Devrimi”ne (1966-1976) kadar halkın elinde muhafaza olunmuş ve ihlas ile okumuştur. Hatta bazıları, Tezkere’lerin bir kısmını ezberlemiştir. 1980’den sonra ezberlenmiş bu tezkereler, yazıya geçirilmiş ve Kaşgar Edebiyatı, Bulak, Miras dergileriyle, Şincang Halk Edebiyatı (3. cilt), İpek Yurdundaki Efsane ve Rivayetler, Kaşgar Köhne Şehir Halk Rivayet ve Hikayeleri, Kaşgar Halk Hikayeleri ve Uygur Halk Rivayetleri gibi kitaplarda yayınlanmıştır. Yine 1980’lerden itibaren Kaşgarlı Mahmut’un hayatını anlatan edebî eserler de yazılmaya başlamıştır. Bilhassa Ferhat Ceylan’ın yazdığı ve 1994’te Şincang Halk Yayın Evi tarafından yayınlanan Kaşgarlı Mahmud adlı biyografik roman, çok dikkat çekmiştir. Aynı romanın Zeynure Öztürk tarafından Türkiye Türkçesi’yle çevrilmiş nüshasının 2006’ da, İstanbul’da, Kaknüs yayınları tarafından yayınlandığı bilinmektedir. Bundan başka Ahmet Ziyaî, 1980’li yıllarda Yusup ve Mahmud adlı destan yazmıştır. Bu destanın bazı kısımları Uygur Klasik Edebiyatı ve On İki Mukam Araştırma Örgütü tarafından belgesel olarak yayınlanmıştır. Güftesini şair Nurmuhammed İrki’nin yazdığı ve bestesini ünlü müzisyen Tursun Kadir’in yaptığı Kaşgarlı Mahmut şarkısı yirmi senedir beğenilip dinlenmektedir.
     
  16. Kaşgarlı Mahmut ve eşsiz eseri Divan hakkında bizzat veya vasıtalı olarak yapılan konferanslar, toplantılar ve kongreler düzenlenmiştir. 1956-1957’de Urumçi’de, Eyalet Yazarlar Birliği’nin girişimiyle Uygur Edebiyat Tarihini yazmak hususunda müzakereler yapılırken aynı zamanda Kaşgarlı’nın hayatı ve eseri de müzakere edilmiştir.. 1977, 1978 ve 1979 yıllarında Şincang Sosyal Bilimler Akademisi’nde bilginler ve uzmanlar bir araya gelerek Divan’ı, Uygurca’ya ve Çince’ye tercüme etmek meselesi ve bunun yöntemi ve tanzimi hakkında görüşmeler yapmıştır.. 1978-1979 tarihinde Eyalet Yazarlar Birliği’nin huzurunda 1978, 1979, 1985, 1996 yıllarında Şincang Üniversitesi’nde Uygur Edebiyat Tarihini yazmak için müzakere yapılırken Kaşgarlı Mahmut hususi olarak muhakeme edilmiştir. 1980’de Urumçi’de, Türk dili araştırmaları konferansı yapılmıştır. Konferansta bir çok bilim adamı, Kaşgarlı Mahmud ve Divan hakkındaki çalışmalarından bilgi vermiştir. Türk Dili Araştırma Enstitüsü’nün son zamanlarda yapılan her bir bilimsel toplantısında da bu konuya ait bildiriler sunulmuştur. Çin Türk Dili Araştırma Enstitüsü’nün 1996’da Kasım ayında Pekin’de düzenlediği 8. kongre, Kaşgarlı Mahmut ve Divan’a atfedilmiştir. Kongreye 50 küsur bildiri sunulmuştur. Ekim 2000’de Urumçi’de Çin Uygur tarihi ve kültürü araştırmaları örgütünün düzenlemesi ile “Çin- Divanü Lügati’t-Türk” kongresi yapılmıştır ve 60 küsur bildiri sunulmuştur. Kongrenin neticelerinden biri olarak Çin Uygur Tarihi ve Kültürü Mecmuası’nın 3. cildi (Çince ve Uygurca) Kaşgarlı ve Divan’a ayrılmıştır..[26) 2005’te bilginin yurdu Kaşgar’da, “1. Ulusal Kaşgarlı Mahmut Kongresi” yapılmıştır. Kongrede 130’dan fazla bildiri sunulmuştur. Bundan başka Divan’ın yayını için emek harcayan kurum ve şahıslar ödüllendirilmiştir.

Ezcümle, 19. ve 20. yüzyıllarda Uygurlar, büyük bilgin Kaşgarlı Mahmut hakkında belirli ölçüde bilgi edinmiştir. Onlar, bu büyük insanın adını, kitabını ve türbesini değişik şekillerde dile getirmiştir. Bilimsel eserlerinde ondan yer yer söz edilmiştir.. Ayrıca, türbesi daima ziyaret edilmiş bugünkü nesillerin onu bilgisine olan ilgisi sağlanmıştır.. Adının kaybolmadan nesilden nesile ulaşması için bir zincirin halkaları gibi çalışılmıştır. Eserinin ve hayatının değeri konusunda destanlık bir çaba gösterilmiştir.
Günümüzde büyük dedemiz Kaşgarlı’nın paha biçilmez eseri Divanü Lügati’t-Türk ilim adamlarının elinde daha da iyi anlaşılmıştır. Dünyanın bütün bilim adamları ona büyük saygı göstermektedir.

Kaynak ve Notlar:
* Geyretcan Osman
(Utğur), Şincang Üniversitesi Filoloji Enstitüsüne bağlı Çin Edebiyatı Fakültesi’nin Uygur Edebiyatı Bölümü’nde çalışıyor.
Geyretcan OSMAN, 1958’de Kaşgar’da doğdu, 1983’te Şincang Üniversitesi Dil ve Edebiyat Fakültesi’nden mezun olmuştur. 1994’te doçent, 2004’te ise profesör unvanını kazanmıştır. Şimdiye kadar Uygur Klasik Edebiyatı Tarihinden Oçerkler (1987), Eski Uygur Edebiyatı Araştırmaları (1999’da Çince yayınlanmıştır), Uygur Klasik Edebiyatı Tarihi (2001), Doğu ve Batı’da Uygurlar (2002), Uygurların Tarihi ve Kültürü Üzerine Denemeler (2003), Eski Tarım Medeniyeti (2007) gibi önemli eserleri vardır. Bundan başka eyalet eğitim bakanlığının önderliğinde düzenlenen ve üniversiteler için hazırlanmış Uygur Klasik Edebiyat Tarihi (iki cilt, 2003) adlı kitabın ve pedagoji kolejleri için hazırlanan Uygur Edebiyatı ile ilgili kitapların başmuharrirliğini yapmıştır. Bilimsel dergilerde ve gazetelerde 250’e yakın yazısı neşredilmiştir.

----------------------------------------------------
[1] Yusup Has Hacip, Kutadgu Bilig, Uygurca, 4341, 4342, 4347, 4352 beyitler; s. 893, 895; 1984, Pekin, Milletler Yayınevi.
[2] MUTHİ, İbrahim; OSMAN, Mirsultan, “Kaşgarlı Mahmud’un Yurdu, Hayatı ve Türbesi”, Tarım dergisi, Uygurca, 1984, sayı 3. ZUNUN, M; ÖMER, A, Kaşgarlı Mahmud (mecmua), 1985, Kaşgar Uygur Yayınevi.
[3] RUZİ, Ablimit, Alim Kaşgarlı Mahmud ve Divanü Lügat-it-Türk, Şincang Üniversitesi bilimsel dergisi, Uygurca, 1981, sayı 1.
[4] ZUNUN, M; ÖMER, A, Kaşgarlı Mahmud (mecmua), 1985, Kaşgar Uygur Yayınevi.
[5] ZUNUN, M; ÖMER, A, Kaşgarlı Mahmud (mecmua), 1985, Kaşgar Uygur Yayınevi.
[6] ROZİ, Ablimit, Alim Kaşgarlı Mahmud ve Divanü Lügat-it-Türk, Şincang Üniversitesi Bilimsel dergisi, Uygurca, sayı 1, 1981.
[7] ZİYA’İ, Ahmet, Rabiya ve Saiddin, Uygurca, 94 s, 1985, Pekin, Milletler Yayınevi.
[8] ZİYA’İ, Ahmet, Rabiya ve Saiddin, Uygurca, 94 s, 1985, Pekin, Milletler Yayınevi.
[9] MEHMUDI, Hamud, “Hemra’i Gazellerinin Gerçek Müellifi Kimdir?” Tarım dergisi, Uygurca, 1987, sayı 10, 135. s.
[10] KURBANI, Muhammed Emin, “Şair Kutluk Hacı Şavki”, Kaşgar Edebiyatı, Uygurca, 1980, sayı 3, s.71-72)
[11] Ablimit Rozi ile konuşma, 1 Eylül 1996’da yapılmıştır.
[12] Ahmat Ziya’i Hatıraları, Şincang Tarih Malzemeleri, Uygurca, sayı 28, 177 s, 1990, Şincang Halk Yayınevi.
[13] Ablimit Rozi ile mülakat.
[14] ROZİ, Ablimit, Alim Kaşgarlı Mahmud ve Divanü Lugat-it-Türk, Şincang Üniversitesi Bilimsel Dergisi, Uygurca, 1981, sayı 1.
[15] ROZİ, Ablimit, Alim Kaşgarlı Mahmud ve Divanü Lugat-it-Türk, Şincang Üniversitesi Bilimsel Dergisi, Uygurca, 1981, sayı 1. SADİVAKKASOF, G, “Ünlü eser Divanü Lugat-it-Türk”ün Uygurca Tercümesi Üzerine”, Bulak dergisi, Uygurca,1997, 1 sayı.
[16] RUZİ, Ablimit, Alim Kaşgarlı Mahmud ve Divanü Lugat-it-Türk, Şincang Üniversitesi Bilimsel Dergisi, Uygurca, 1981, sayı 1.
[17] 16 Mart 2000 tarihinde Sayfullayuf ile yapılan mülakat. Bunu Ablimit Ruzi de tasvip etmektedir.
[18] RUZİ, Ablimit, Alim Kaşgarlı Mahmud ve Divanü Lugat-it-Türk, Şincang Üniversitesi Bilimsel Dergisi, Uygurca, 1981, sayı 1.
[19] 16 Mart 2000 tarihinde Sayfullayuf ile yapılan mülakat.
[20] 16 Mart 2000’de Uygur Sayranı ile yapılmış mülakat. Şincang Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi, 2001, sayı 3, 48. s.
[21]MUTHİ, İbrahim, “Başbakanın hizmetimize karşı özenlerini hatırlayacağım, iş birliği yapmak, aramak, yol açmak ve katkı yapmak” Çince, 180 s, 1993, Pekin, Milletler Yayınevi.
[22] MUTHİ, İbrahim, “Benim Geçtiğim Geçitler”, Tanrı dağ dergisi, Uygurca, 2000, sayı 2, 75.s,
[23] “İş birliği yapmak, aramak, yol açmak ve katkı yapmak”, Çince, 180 s, 1993, Pekin, Milletler Yayınevi.
[24] TAŞBAYİF, T, Kaşgarlı Mahmud Adlı Uygur Kızlar Okulu, Şincang Tezkeresi dergisi, Uygurca, 2000, 1. sayı.
[25] Şincang İktisad Gazetesi, Çince, 22 Haziran 2006 tarihli sayı.
[26] Bu mecmuanın Çincesi, Milletler Yayınevi tarafından; Uygurca nüshası, Şincang Halk Yayınevi tarafından 2003’te yayınlanmıştır.

© 2008 www.kasgarlimahmud.org/net/com.
2008 - Kaşgarlı Mahmud 1000. Doğum Yılı